içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ONBİN YILLIK BİR ŞİFA YÖNTEMİ 'APİTERAPİ'

 

ONBİN YILLIK BİR ŞİFA YÖNTEMİ 'APİTERAPİ'

'Bu köşede her hafta, T.C. Sağlık Bakanlığmız tarafından da resmi olarak desteklenen ve mevzuata bağlanan akupunkturdan hacamata, ozon tedavisinden manuel terapiye, apiterapiden fitoterapiye tüm tamamlayıcı tıp ekolleri hakkında bilgiler, belgeler ve deneyimler paylaşacağız. Bütün bu ekollleri kapsayan çatı olan GETAT (geleneksel vre tamamlayıcı tıp) hakkında bilgi yanlışlarını doğrularıyla, hurafeleri ise asıllarıyla değiştereceğiz.'

 

Geçen haftaki merhaba yazımızı bu cümlelerle bitirmiştik. Dilerseniz bu hafta  Geleneksel tıp yöntemlerinden Apiterapiyi inceleyerek yazı dizimizi başlatalım.

APİTERAPİ NEDİR ?

İnsanlık tarihinin bilinen en eski (M.Ö. 9000) doğal şifa yöntemi olan apiterapi, temelde Arı'nın (apis mellifera cinsi bal arısı)  ve arı kovanı ürünlerinin sağlığı koruma ve hastalıkları iyileştirme amacıyla kullanımına verilen addır.

Bazı uzak doğu ülkelerinde sadece arı zehrinin şifa amaçlı kullanımına da apiterapi denmektedir. Ancak doğrusu şudur ki, apiterapi tüm kovan ürünlerinin, ya da herhangi bir kovan ürünün şifa amaçlı kullanımıdır. Böylece kahvaltıda bal (doğal olmak kaydıyla) yemek bile apiterapi metodolojisinin kapsamına girmektedir.

ARI ÜRÜNLERİ NELERDİR ?

Başta bal olmak üzere, arı sütü, polen, propolis, balmumu hatta arı zehri belli, standartlarda üretilmek kaydıyla Apiterapi amacıyla kullanılabilen arı ürünleridir.  Yukarıda belirttiğim gibi aslında bu ürünlerin şifa amaçlı kullanımı anadoluda neredeyse onbin yıl önceye dayanıyor. Günümüzde ise bu ürünlerin şifalı etkileri bilimsel araştırmalarla ortaya konuyor. Bu araştırmaların bazılarında arı havasının hatta arı vızıltısının bile insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri tespit edilmiş durumda.

Arı ürünleriyle tedaviyi kanıta dayalı ve ölçülebilir metodlarla uygulayanlara ise Apiterapist deniyor. Apiterapistler güçlü bilimsel tandansları ile geleneksel şifacılardan ayrılıyor.

Günümüz Türkiye'sinde çok az hekim sertifikalı şekilde bu yöntemi uygulayabilmesine rağmen dünya Apiterapi federasyonu bir türk; sevgili dostum Dr. A. Timuçin Atayoğlu. Kendisi halihazırda arı zehrini özellikle romatizmal hastalıklarda uygulamaya ve bu konularda araştırmalar yapmaya devam etmektedir.

Peki apiterapi en sık hangi hastalıklarda kullanılıyor.

APİTERAPİNİN KULLANILDIĞI HASTALIKLAR

AS (Ankilozan Spondilit)

Astım

Bel fıtığı

Boyun fıtığı

Donuk Omuz Sendromu

Eklem İltihabı (Artrit)

İltihaplı Romatizma (Romatoid Artrit)

Karpal Tünel Sendromu (KTS)

Kronik Ağrı Sendromu (KAS)

Menstrüel Ağrılar (Dismenore)

MS (Multiple Skleroz)

Dünyanın en çok bal üreten ikinci ülkesi olsak da (1.'si Çin) marka bir apiterapi ülkesi olduğumuz söylenemez. Bunun sebepleri arasında arıcılarımızın hem sağlık hem de ekonomik anlamda katma değer sağlayan bal dışındaki arı ürünleri hakkındaki bilinçsizlliği olduğu gibi, şifa amaçlı kullanıbilecek standartda ürün üretiminin sınırlı olması da olabilir. Ama bence asıl sebep geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında yeterince bilgi ve bilince sahip bir tıp camiamızın olmaması. Öyle olsa sadece apiterapi öyküsü ile bile Türkiye tarih yazabilir.

Geçmişi dokuz bin yıl önceye ve bu topraklara tarihlenen bu kadim gelenek doğduğu topraklarda bugün hak ettiği ilgiyi görmüyor. Yeni Zelanda'nın Hanuka balı ya da Brezilya'nın dünyaca ünlü propolisi içerik değerler açısından anadolu ürünlerinden çok ileri olmasa da birer pazarlama harikası olarak şifayı çıktığı coğrafyalara işaretliyor. 

Eğer biz hekimler üzerimize düşeni yapar ve tamamlayıcı tıp alanına daha çok ilgi gösterirsek, dünyadaki doğaya, doğala dönüş trenini yakalar, sağlık alanında artık iyice belirginleşen bu dönüşümün öncülerinden olabiliriz.

NOT: Arı zehri ile herhangi bir tedaviye başlamadan önce mutlaka arı zehri alerji testi yaptırılmalıdır.

Dr. Ergin Ertan

Bu yazı 1283 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum