içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

TÜRKLÜĞE VE ATATÜRK'E SAHİP ÇIKMAK

 

Atatürk’ün manevi şahsiyetine saygılı olmak bütün Vatandaşlarımızın temel görevidir. Saygı duymayan ve sevmeyenlerin bile koruma kanunu nedeni ile Atatürk hakkında bir yorum yaparken saygı çerçevesinde yapması kanuni bir gerekliliktir.

 

Her Ülke’nin bir kurucusu veya kurucuları  vardır.Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu  ise Mustafa Kemal  ATATÜRK’tür.

 

 

Her yıl ölüm yıldönümü olan 10 Kasım günü saat 09:5’te tüm yurtta sirenler çalınır,saygı duruşunda bulunulur,mozolesine çelenk bırakılır. Mahalli idarelerin Mülki amirleri heykellere yada anıtlara çiçek bırakır,günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılır vs.

 

İslam’ın en başta mücadele ettiği puta tapınma kavramının ,Gazi Mustafa Kemal  Atatürk’ün manevi şahsiyeti üzerinden Yurdun dört bir yanında hayatta tutulmak istenmesinin izahı yoktur.Bu yapılarak ,Atatürk'ün de son derece değer verdiği İslam değerlerimizden adım adım koparıldığımız gerçeğini bir tek benmi  farkediyorum bu ülkede.

 

 

bu davranış  İslami değerler çerçevesinde Atatürk'e yapılan bir hakarettir. İslam mensubu olduğu bilinen Gazi Mustafa Kemal'in manevi şahsiyetini lekelemek ve yok saymaktır. Şahsım olarak , Atatürk'e dil uzatma ve onu ahiret hayatında huzursuz etmek anlamı taşıdığına inandığım bu süregelen anma etkinliklerinin bir an önce  Atatürk'ün inanç dünyasına ve toplumun genel değer yargılarına uygun biçimde yeniden şekillendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.

 

Atatürk’ün Fen,Edebiyat ve tarih alanında başarılarının sağlıklı bir eğitim müfredatı ile evlatlarımıza yerleştirilememesinin açığını büst ve heykel yaparak kapatmaya gayret eden aklı anlamak mümkün değildir.Bu anlayış,Lozan anlaşmasının Yurdumuza dayatmalarının devamıdır. Yaklaşık 90.000 Büst ve heykele harcanan imkanlar ile , bu Ülkeye daha gerek duyulan yatırımlara yer açılabilirdi. Ve Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için bir basamak olabilirdi.

 

İşin en garip yanlarından biri ise;Türkiyenin kuruluşu meselesine , Atatürk’ün gökten zembille inmiş ve beraberinde bize kara parçaları getirerek bir Ülke kurmuş gibi bir haleti ruhiye ile yaklaşmamızdır. Bu anlayışı Atatürk hayatta olsaydı kabul edermiydi? Geçmişten günümüze tüm Türk kavimlerini hiçe sayarak Atatürk ile bir sohbet geliştirmeniz ne kadar mümkün olabilirdi?Bu  temelden sakat bir anlayış olmakla birlikte , bu topraklar için canlarını hiçe saymış aziz Türk İmparatorlarının ve Osmanlı kurucularının manevi şahsiyetine hakaret olarak önümüzde durmaktadır.

 

 

Geçmişini doğru biçimde tanımayan toplumların ,dar çerçevede kendilerine dayatılan tarih bilinci ile özgüven sahibi olması ve Ülkesi ile gurur duyması imkan dahilinde değildir.

 

 

Bugünün çocuklarının ,gerçek tarihi bağlardan kopuk olarak içine yerleştirildiği eğitim müfredatı, çokta uzun olmayan bir gelecekte , kökleri hakkında en ufak bir fikri olamayan embesil bir nesil olarak karşımıza çıkacaktır. Atatürk , dayısının tarlasından karga kovan bir çocuktan daha fazlasını ifade etmektedir. düşünceleri,fikirleri ve idealleri ise betonlara hapsedilmiş bir silüet ile izah edilemeyecek kadar büyük ve anlamlıdır. Bu minvalde ,tarihsel derinliğimizin, islam felsefemizin, kadim Türk insani ruhumuzun ve Atatürk'ün evlatlarımıza doğru anlatılması,ve manevi şahsiyetlerine gerektiği biçimde saygı duyulması, bugünü daha huzurlu ,  geleceği daha mutlu yaşamamızın temel taşı olacaktır.

 

 

Büyük Hun İmparatorundan tutun günümüze kadar Türklüğün bekçiliğini,sancaktarlığını yapmış tüm Türklerin, önemli günleri hatırlanmalı,evlatlarımızın bu hatırlatmalara iştirakleri sağlanmalı ve her yıl 10 Kasım’da mozoleye çiçek bırakmak ,heykeller önünde saygı duruşunda bulunmak yerine Atatürk’ün ve tüm Türk Liderlerimizin Ruhuna Fatihalar ve Yasin-i Şerifler okunmalıdır.Hatıraları sanatsal etkinlikler ile  ile canlandırılarak evlatlarımızın hafızasına kazınmalıdır.

 

 

İlkinden sonuna bütün Türk Liderlerimize Selam olsun.Rabbim Rahmeti ile muamele etsin.

Bu yazı 1822 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum