içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

LOZAN SAHTEKARLARI

 

Lozan güzellemeleri

 

 

 

Başarımı , Hezimetmi diye sorgulaması bitmeyen Lozan ‘’barış’’ anlaşmalarının özünde neyi barındırdığına bakmak her Türk evladı gibi şahsımında önemli bir vazifesi olduğu düşüncesi ile yaptığım araştırmalar ,izlediğim videolar bana ;Lozan ‘ın , Memleketin ruhunun satış anlaşması olduğunu bütün çıplaklığı ile gösterdi.

 

 

 

 

 

Zamanın şartları ve sair açıklamalar ile süslenerek bize yedirilen Lozan zehirinin,bugün toplum olarak geldiğimiz sosyal aşamanın temel taşı olduğunu görmezden gelenin imanından şüphe ederim.

 

 

 

 

 

Ortada Antlaşma adı altında bir belge var. Ve maalesef bu belgenin Halkımız tarafından doğru anlaşılması için adım atan iki satır yazı yazan kişi sayısı bir elin beş parmağını geçmiyor nedense…

 

 

 

Lozan , kısa bir tanımlama gerekirse;

 

 

 

VATANIMIZIN ,HEM TOPRAĞININ HEMDE RUHUNUN SATIŞ SÖZLEŞMESİDİR.

 

 

 

Lozan anlaşması sonrasında İngiliz parlemontosunda  Lord Curzon’a şöyle bir soru soruluyor; Türklerin İstiklaline neden izin verdiniz?

 

Cevaben ;Siz yanılıyorsunuz,işte asıl bundan sonra Türkler bittiler.Bir daha eski güçlü günlerine kesinlikle kavuşamayacaklardır. Biz ,Lozan antlaşması ile Türkleri ruhen ve imanen öldürdük. Türkler İslam’dan uzaklaştırılacaktır. Bunun için İsmet İnönü bize söz verdi.*

 

*Bu sözler İngiltere parlemento tutanaklarında mevcuttur.

 

 

 

 

Lord Curzon’un açıklamlamalarını destekleyen diğer bir husus ise o dönemde yaşayan Türk Yahudisi olan Haim NAHUM ‘un Lord Curzon ‘ a  söylediklerinde gizli ;Siz Türkiyenin İstiklalini kabul edin ,ben onlara İslamiyeti ve İslam temsilciliğini , halifeliği ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüt ediyorum.*

 

*Tarih Ansiklopedisi 3.Cilt Sayfa 61

 

 

 

Lozan antlaşmasının imzalanma tarihi 24 Temmuz 1923,bu anlaşma  İlk olarak bizim Meclisimizden geçmiştir. Ardından  Aynı yıl Ağustos ayında Yunanistan kendi meclisinden geçirmiştir.Ancak İngiltere bu antlaşmayı 1 yıl kadar oyalayarak ancak 16 Temmuz 1924 te onaylamıştır.

 

Peki oyalamasının gerekçesi nedir?

 

 

13 Ekim 1923 te İstanbul’un başkent statüsü kaldırıldı ve Ankara Başkent ilan edildi.İstanbul’un savunulması güç olur, Ankara Ülkenin daha merkezi konumunda gibi gereksiz gerekçeler ile  Ankara’nın Başkent ilan edilmesi sağlandı.

 

 

 

 

 

 

 

03 Mart 1924’te Hilafet kaldırıldı ve hala İngilizler Lozan antlaşmasını imzalamamıştı.

 

12 Haziran 1924 ‘te ise Diyanet İşleri Reisliği tarafından 4.000 Caminin kapatılması ve satılması kararı çıkarıldı. Bu satılan Camiler,ahır,bar,meyhane,kumarhane,ahır ,tütün deposu olarak kullanıldı.Önemli bir kısmı CHP İl ve İlçe teşkilatlarına çevirildi.Hatta o Camilerden bazıları tuvalete dönüştürüldü. Hatta hapishane olarak kullanılan Camilerde mevcuttur. Buralarda mihrabın içine bir varil koyularak mahkumların tuvalet ihtiyaçlarının burada giderilmesi sağlandı.

 

 

 

 

 

 

 

Hilafet kaldırılmasının,Camilerimizin satılmasının ardından İngiliz parlamentosunda bekletilen Lozan antlaşması 16 Temmuz 1924 ‘ te onaylandı.Lozan antlaşmasının onaylanması için  İslam coğrafyalarının çimentosu olan Hilafetin kaldırılması İngiltere için olmazsa olmaz bir koşuldu.Tüm Dünya’daki Müslümanlar ile Türklerin dolayısı ile Hilafetin bağını kopartmak İngiltere için çok önemliydi. Çünkü Müslümanlar ruhen Hilafete bağlıydı.

 

 

 

 

 

Ardından 13 Aralık 1925’te Tekke ve Zafiyelerin kapatılması kanunu yürürlüğe girdi.

 

 

 

Ardından Osmanlı ve Selçuklu’nun binlerce yıldır sürdürdüğü hukuk düzeni yıkılarak 1926 ‘da Medeni kanunun kabulü sağlandı.

 

 

 

Ardından 1 Kasım 1928 ‘de Harf devrimi yapıldı.  Böylelikle, Binlerce yıllık medeniyetimizin yokolması için en önemli adım atılarak tarihimiz ile bağımız kesilmiştir.Bu yönü ile Lozan, Türklüğün ve İslamın bu coğrafyadan silinmesi için başlatılan savaşın antlaşmasıdır.

 

 

 

Hepimizin yanlış bildiği bir başka husus ise , Türkiye Milletler Meclisine yani Bu günki adı ile Birleşmiş Milletlere müracaat ile değil,davet ile üye olan ilk Ülkedir safsatası. Türkiye ,Milletler Cemiyetine 18 Temmuz 1932 de kabul edilmiştir.Ama ne karşılığında üye olduğunu bilen kişi sayısı yok denecek kadar azdır. 1926’dan 1932 yılına kadar sayısız müracaatımız her defasında reddedilmiştir.Hepimizin bildiği’’Türkiye,Birleşmiş Milletlere müracaat etmeden davet edilerek üye olmuştur’’ yalanının safsata olduğunun her bir Vatandaşımız tarafından bilinmesinde yarar vardır. Peki 18 Temmuz 1932’de neden kabul edildik sorusunun cevabını şu şekilde vermek mümkün.

 

Türkiye’de Ezanın Türkçe okutulması kararı alınmasının akşamı 18 Temmuz 1932’nin akşamı Newyork’ta  Milletler Meclisinde müracaatımız kabul edilmiş ve Birleşmiş Milletlere üyeliğimiz onaylanmıştır.

 

Tarihler ve olaylar arasındaki ilişkiyi çözmek için tarih bilimcisi olmanıza lüzum yoktur.Ezanın Türkçe okutulması kararı alındığı akşam Newyorkta üyeliğimiz onaylanmıştır.

 

 

 

 

 

Bu yaşanan olayların tamamı Lozanın gizli antlaşmalarının uzantılarıdır.

 

1 Şubat 1935 te Ayasofyanın Müzeye dönüştürülmesi ile Lozanın gizli maddeleri yerine getirilmiştir.Bu olay sonrasında İngilizler bize,siz 27 Mayıs 1453’te İstanbulu fethettiniz ya, şimdi 26 Mayıs 1453’e geri döndünüz.O zamanda Ayasofya Cami değildi,İstanbul’da başkent değildi.

 

 

 

 

Buradan çıkarılacak sonuç;Lozan ,İstanbul’un Fethinin haçlılar tarafından rövanşıdır.

 

 

 

Lozan sonrası Hilafetin kaldırılması sonrası 4 olan mezhep sayısı başsızlık,denetimsizlik neticesi günümüzde 300 sayısına ulaşmıştır.Bunlardan en önemlisi ise Osmanlıyı bölmek parçalamak amacı ile İngilizler tarafından Arap coğrafyasına yerleştirilen ‘’vehabilik’’ tir.Bugün o coğrafyada Vehabi mezhebi üyeleri tarafından o  ülkeler yönetilmeye devam etmektedir.

 

 

 

Koskoca Osmanlı İmparatorluğunun 3 ay gibi kısa bir sürede tasfiye edilmesi bu coğrafyadan ziyade tüm İslam coğrafyasına saplanmış bir hançerdir.

 

 

 

 

 

 

 

‘’Dönemin şartları’’  diye  başlayan cümleler kurarak insanımızı aldatma girişimini sürdüren her bir siyasetçi yada tarihçi ise en hafif tabiri ile Vatan hainidir.

 

 

 

Arz ederim.

 

Bu yazı 1590 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum