içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DAMAT MESELESİNE SAĞLIKLI BAKIŞ

DAMAT KALACAK

 

2002 öncesinde bir Müteahhidin Devlet işleri yapmak için kaç takla attığını hayal bile edemezdiniz. E nede olsa denetim mekanizmasının işlemediği hakedişlerin birkaç bürokratın iki dudağı arasında ahbap çavuş ilişkilerinin gölgesinde iç edildiği ve hiçbir işin ilerlemediği dönemler.

 

O dönemlerde birçok projenin temel aşamasında kalması , bitirilememesi ,Devletin malı deniz yemeyen keriz anlayışının yaşatılması neticesidir.

 

Bugün gelinen noktada;Müteahhitler yine Devlet işi yapmak için takla atıyor olabilir ama artık rekabet ortamında en iyi kaliteli işi en uygun rakamlarla yapan/yapabilen müteahhitler iş başında.Ve her başlanan proje Biiznillah sağlam siyasi irade ve ahlaklı Devlet yönetiminin tezahürü olarak bu Necip Milletin hizmetine sunuluyor.

Gelelim Hazine ve Mliye Bakanlığı’nın,Sayın Cumhurbaşkanımızın Damadı olması meselesine.

Demokrasinin ve toplumsal ahlakın yerleştiği toplumlarda Devlet Başkanının Damadını Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine getirmesi hoş karşılanmayabilir. Kaldı ki Ülkemizde bile bu durum bazı cenahlar tarafından çok ta hoş karşılanmadığı çok açık. Çünkü bu cenah,’’kurucu partiyiz’’ diye diye kendi oluşturduğu yapı içindeki müteahhitlere hazineyi ve maliyeyi yıllarca peşkeş çekmiştir.Kısacası artık mamalanacağı bir alan kalmamıştır.

Aynı cenahtan ve zaman zaman hükümet partileri içindeki bürokratlarda bugün Hazine ve Maliyenin başında Sayın Cumhurbaşkanının Damadının olmasından çok ta hoşnut değiller.

 

Düne kadar iş başındaki bürokratların dolduruşları ile ayağı kaydırılabilen bir Bakan olmaması doğal olarak , karakter yoksunu müteahhitlerin ve bu müteahhitlerden nemalanan  bürokratların hiç ama hiç işine gelmemektedir.

 

20 Milyon TL ‘ye malolan bir proje 100 Milyon TL’ye ihale edilir,projenin daha ilk safhalarında ,bürokratların ve iş başındaki hain bakanların eliyle proje tutarının 80% bölümünün ödemesi yapılırdı.Bir parça vijdan sahibi olan müteahhit,her türlü yolsuzluğa ve rüşvet çarkına rağmen işi bitirme gayretinde olurken,bir çoğu ihanet içinde olan müteahhit ise işi yarım bırakır,iflasını ister çoluk çocuk yurtdışına kaçar ve ilk afta geri gelerek sahip oldukları haram hayatına kaldığı yerden devam ederdi.

O dönemde Milletvekillerine ve bürokratlara yakın müteahhite ödeme yapmayan yada ahlaklı çizgide siyasi irade sergileyen Bakanlar ,dedikodu ve  iftira ile zor durumda bırakılarak Bakanlıktan ayrılmasının önünü açarlardı.Yani Bakan aslında olanlara bakan kişiydi.

 

Bugün Yurdumuzun dört bir yanında 800 ün üzerinde proje devam ediyor ve Maşaallah hepsi ortalama olarak olması gerektiği biçimde  devam etmektedir. Önceleri dedikodu ve iftira ile film fırıldak çeviren bürokratlar ise (halen varsa) Devlet Başkanının Damadını şikayet ederek ayağını kaydıramadığı için sade maaş ile şerefli bir yaşam sürüyorlar.

Müteahhitler ise,gücü  nispetinde üstlendiği projeler karşılığında hakkedişleri kadar ödeme alarak ahlaklı bir çizgiye oturmuş durumdadır.

 

Yazdıklarımdan   anlaşılması gereken en önemli husus;Maliyenin başında duran kişinin arkasının güçlü olması gerektiğidir. Hülasa;Devlet benim Devletim.Başındaki Babam kadar kutsaldır.Onun Yüce Türk Ailesi içinde görev verdiği , layık gördüğü Sayın Berat ALBAYRAK,tamda olması gerektiği yerdedir.

 

Arz ederim.

 

 

Bu yazı 2044 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum